Silikon Vadisi’nde Koçluk, Ayrıcalık Değil; Haktır

Bu hafta, San Francisco’da yaşayan ve on beş yıldır Silikon Vadisi’nde farklı kurumlarla koç olarak çalışan bir arkadaşımı Kanada’daki evimde misafir ettim. Elbette ki, sohbetimizin odak konusu koçluk deneyimlerimizi birbirimizle paylaşmak oldu, zira ben Silikon Vadisi’nde koçluğa konu olan temaları merak ederken, o da dünyada farklı kurumlarda hangi meseleler önceliklendiriliyor onu öğrenmek istiyordu. Bu arkadaşım, dünyanın en çekici işverenlerinden biri olan Facebook’ta hem çalışanlara hem de yöneticilere koçluk yapıyor. Ondan, Facebook’un daha işe alım aşamasında koçluğu çalışan yan haklar paketinin bir parçası olarak adaylara sunduğunu öğrendim. Yani, koçluk, işverenin şirketini adaylara cazip kılma araçlarından birisi. İşte, ben buna medeniyet derim!

Düşünsenize; kafanız karıştığında, yolunuzu şaşırdığınızda, hedeflerinize giden planlama yolunda bocaladığınızda, strese girdiğinizde, kendinizi geliştirmenin yollarını aradığınızda… İlla ki tepelere tırmanmayı beklemenize gerek kalmadan biliyorsunuz ki, şirketinizin sizin yan haklar paketinize dahil ettiği, üstelik de mesleği Profesyonel Koçluk olan birisi sizi canı gönülden desteklemeye hazır! Dahası, Facebook bu uygulamada yalnız değilmiş. Snapchat ve Silikon Vadisi’ndeki başka kurumlar da benchmark’a giderek, kurumlarına aynı uygulamayı getirmiş ve “harici koçluk seanslarını” çalışan yan haklar paketine dahil etmiş. Bu tabloyu görünce, insanın sosyal medya fenomeni olası geliyor!

İş hayatındaki genç arkadaşları Gen Y, Gen Z diyerek kendimden ayrıştırmayı tercih etmiyorum. Hem bu terimleri ayrımcı ve etiketleyici buluyorum; hem de doğrusu bu terimler beni yaşlı gösteriyor.  Ben oldum olası “Kapsayıcı Liderlik” taraftarı oldum, diyorum ki gelin farklılıklarımıza değil paylaşımlarımıza odaklanalım, onları çoğaltmayı seçelim. Ancak, elbette ki işim gereği hem dünyada hem de Türkiye’deki araştırmaları takip ediyorum ve itiraf etmeliyim ki yeni kuşaklarla ilgili bir hayranlığım var: Yeni kuşaklar, gelecekte tercih edecekleri işverenlerinde koçluk uygulaması görmek istiyor; yetmedi, şirketin kendilerine koç tayin etmesini istiyor.

Peki, kurumlar bu gerçeğin neresinde? İşveren Markası projeleri, içeriye markayı pazarlamanın ötesine geçerek, koçluğu yan haklara taşıyacak kadar çalışan mutluluğunu ve esenliğini önemsiyor mu?

Peki Facebook niye koçluğu yan hakların önemli bir aracı olarak önemsiyor acaba? Cevabı, çok basit bir psikolojik denklem: Çalışanın kafası rahat olursa, üretkenliği ve verimliliği artar.

Çalışan bağlılığı ve verimliliği üzerine yapılan araştırmalardan da gördüğümüz gibi, şayet çalışan, işyerinde kendi gelişimini konuşup planlayabiliyorsa, dertlerini açabildiği ve güvendiği birisi varsa, çalışanın iş yerine güveni artıyor. İnsan psikolojisine yatırım yapan kurumlar, İşveren Markası kavramının altını, üstünü ve en önemlisi de itibar kavramının içini dolduruyor. Kalanı ise bizde de var diyerek kendisini ayrı bir yere koyuyor.

Peki, koçluk, çalışan haklar paketine nasıl dahil edilebilir? Facebook nasıl yapmış? Nereden başlamalı?

  • Öncelikle, farklı seviyeler için, farklı güçlü yanlara sahip, harici profesyonel koçlar ile anlaşılmış.
  • Yan haklara dahil olduğu için, çalışanın bu hakkı ne kadar kullandığını takip etmekle beraber, çalışanın ihtiyaç duyduğu konuları mikro bir anlayışla kontrol etme ihtiyacı duyulmamış. Çünkü kurumun bakış açısına göre, artık bu, aynı sağlık sigortası gibi bir hak..
  • Görüşme takip formlarından seans adedi takip ediliyor. Pakete dahil olan seans sayısı, 6 seans.
  • Görüşme frekansı yine çalışana bırakılmış.
  • En çok koçluk ihtiyacı, yeni yöneticilerde görülüyormuş. Zira, dünyanın her yerinde olduğu gibi orada da solo iş yapan kişiler, çoğula geçtiklerinde yani yönetici olduklarında epey bocalıyorlarmış. Bunu yanı sıra, işe yeni girenler dahi koçlarıyla çalışarak, her seviyede gelişim desteği alabiliyorlarmış.
  • Diğer önemli bir konu da yaratıcılık ile verimliliği dengeleme konusuymuş. Bu konuda bocalayanlar, koç desteği ile ilerliyormuş. Dolayısıyla, şirketin, ortak temaları belirleyerek hangi konularda koçluk ihtiyacının fazla olduğunu tespit etmesi de bu konuya niyetlenen kurumlarda başlamak için bir ilk adım olabilir.
  • Koçluğu, yeteneği çekmek için cazip bir farklılaşma unsuru olarak konumlandırmak, elbette ki Facebook’u daha da efsaneleştirmiş.  Maliyetten daha çok, üretkenliği hedefleyen bir kuruma da böylesi yakışıyor elbette.

Darısı diğer işverenlerin başına diyelim mi?

Talyaa Vardar’ın yazısı HBR Türkiye’den alıntıdır.

Yorumlar ()

Yorum yap

Burası denemeler yapmak amacıyla oluşturulmuş bir Demo/Test sistemidir. — Sipariş işlemleri sonladırılamayacaktır, Lütfen herhangi bir ödeme işlemi yapmayın. Kapat

Buraya tıklayarak, bize WhatsApp ile ulaşabilirsiniz.